Hz.Peygamberin Sünnetini Yaşama
|
|
|
|
|

Makalenin Tümü
|
HZ. PEYGAMBERİN SÜNNETİNİ YAŞAMA
لقد كان لكم في رسول الله أسوة حسنة لمن كان يرجو الله واليوم الآخر وذكر الله كثيرا Muhterem Müslümanlar! Sünnet kelime olarak, gidişat, takip edilen yol demektir. İslam dinindeki ikinci kaynak olup kısaca ifade etmek gerekirse, Kuran’daki mesajların Hz. Peygamber vasıtasıyla tebliğ edilen şeklidir. Hz. Peygamberin sünnetinin temelinde onun hayat tarzı vardır. Sünnet bir hayat tarzı olduğuna göre, bu hayat tarzını gerçek manasıyla idrak etmek onun arkasındaki hayat anlayışını bilmeye bağlıdır. Yani Peygamberimizin hayat gayesi ne ise hayata verdiği anlam nasılsa O, İslam’ı nasıl yaşamışsa Müslüman'ın ki de öyle olmalıdır. Bu konuda yüce Kitabımızda “Ey iman edenler! Allah'a ve Rasûlüne itaat edin, (Kur’anı) işittiğiniz halde O'ndan yüz çevirmeyin. (1) buyrulmaktadır. Aziz Müslümanlar! İslam dini, insanın kalbine, inancına, ahlâkına, sosyal ilişkilerine, dış görünüşünden çok daha fazla önem vermektedir. Peygamber efendimiz (a.s.) "Allah sizin dış görünüşünüze ve mallarınıza bakmaz. Ama o sizin kalplerinize ve işlerinize bakar." buyurmaktadır. (2) Kısaca söylemek gerekirse O’nun iktisadî, hukukî, siyasî uygulamalarıyla, eğitim ve aile gibi toplum hayatında amaçladığı hedefleri ve esas aldığı ilkeleri bütün hayatımıza tatbik etmek, gerçek sünneti yaşamaktır. Kur’an-ı Kerim’de “Biz her peygamberi ancak, Allahın izni ile itaat edilmek üzere gönderdik.”(3) Yine “Peygamber size ne verdiyse onu alın, size ne yasak ettiyse ondan vazgeçin. Allah'a karşı gelmekten sakının. Şüphesiz Allah'ın azabı çetindir.” (4) denmektedir. Ayrıca, sünneti yaşamaktan Peygamber’in(a.s.) ibadetlerini nasıl yaptığını değil kulluğu nasıl tezahür ettirdiğini, onun ibadetlerine hâkim olan ruhu, tabir câizse Allah'la ilişkisini anlamak gerekir. Kişinin ibadetinin mahiyeti, imanına bağlı olduğundan, her şeyden önce ibadeti, sadece belli zamanlarda yapılan görevler olarak değil, hayatın her bölümünü içine alan bir kulluk ve mesuliyet anlayışına dönüştürmelidir. Müslüman, dar çerçevede ibadetlerinde, geniş çerçevede bütün davranışlarında kulluk şuuruyla, ihlâs, huşu, huzur, ihsan, hamd gibi kulluğun özünü teşkil eden manevî hasletlerde Peygamber(a.s.)’a benzemeye çalışmalıdır. Bir âyet-i kerimede “Andolsun ki, Allahın Resulünde, sizin için, Allah'a ve ahiret gününe kavuşmayı uman, Allah'ı çok zikreden kimseler için güzel bir örnek vardır.”(5) buyrulmaktadır. Hz. Peygamber (a.s.) ise “Benim sünnetimi yaşatan beni de sevmiş olur, beni seven ise cennette benimle beraber olacaktır.” (6) buyurmaktadır.
Değerli Kardeşlerim! Özet olarak söyleyecek olursak, Hz. Peygamberin sünnetini yaşama denince, Peygamberimizin kıyafet, âdap ve ibadetlerindeki müstehaplardan ziyade, O'nun şefkatini, merhametini, affediciliğini, yardımseverliğini, fedakarlığını, alçakgönüllülüğünü, vefakarlığını, güler yüzlülüğünü, dürüstlüğünü, sözüne sadakatini, cesaretini, cömertliğini, dünyanın geçici menfaatlerine değer vermeyişini, şükrünü, sabrını, tevekkülünü, teslimiyetini, cana yakınlığını, tatlı dilliliğini, hayasını, temizliğini, vakarını, emanete riayet etmesini velhasıl, bütün güzel hasletlerini içimize sindirip karakter haline getirmeyi hayat gayesi edinmeli, O'nun değer yargılarını aynen benimsemeliyiz. _____________________________________________________________________________________ (1)- Enfal, 8/20 (2)- Müslim, Birr, 33; İbn Mâce, Zühd, 9 (3)- Nisâ,64 (4)- Haşr, 59/7 Fikret HOCA (5)- Ahzab, 33/21 (6) Tirmizi, İlim, 16
|
|
|
|
|

Tüm Makale
|
Oylamalar: 0, Puanlar: 0,
Oylama: 0.00
# 40 Hutbe-Vaaz
# 110 tümünde
|
|

Yazar Hakkında
|
|
Fikret Hoca
Üye
Makaleler: 13
Oylamalar: 0, Puanlar: 0
Oylama: 0.00/5
|
|

Yazarın en çok okunan makaleleri
|
|
|
|
|

En son yorumlar
|
|
|
|
|

İlgili Makaleler
|
|
|

Üye Menü
|
|
|
|