Geri git   Diyanetforum Makaleler

Kayıt ol Yardım Üye Listesi Ajanda Oyunlar Makaleler Hutbeler Dualar Becayiş Haseki Dosya Yükleme Arama Arama Bugünki Mesajlar Forumları Okundu Kabul Et

   Müslüman ve İsraf
Bu işlemi yapmaya yetkili değilsiniz Bu işlemi yapmaya yetkili değilsiniz Bu işlemi yapmaya yetkili değilsiniz Bu işlemi yapmaya yetkili değilsiniz Bu işlemi yapmaya yetkili değilsiniz Bu işlemi yapmaya yetkili değilsiniz
İçki, kumar, kin ve düşmanlıkla vücutlar israf edilmekte, dedikodu ve zan gibi günahlarla vakitler israf edilmekte; edep ve hayâ yoksulu yayın organları ile genç beyinler israf edilmek­tedir. Dakikalarını ve saniyelerini bile boş geçir­meye hakkımız olmay
   Makalenin Tümü

MÜSLÜMAN VE İSRAF

يَا بَنِي آدَمَ خُذُواْ زِينَتَكُمْ عِندَ كُلِّ مَسْجِدٍ وكُلُواْ وَاشْرَبُواْ وَلاَ تُسْرِفُواْ إِنَّهُ لاَ يُحِبُّ الْمُسْرِفِينَ[1]

وقال عليه الصلاة ولسلام: كل واشرب والبس وتصدق في غير إسراف ولا مخيلة[2]

Muhterem Müminler,

Müslüman, Allah'ın emir ve yasaklarını şart­sız ve pazarlıksız kabul ederek, O Yüce Mevlâ'­nın dinine teslim olan insandır. Müslüman, mad­di ve manevî her çeşit servetinden bizzat Allah'a karşı sorumlu olduğu şuuruna eren insandır.

Bu sebeple, her Müslüman, yemesini, içmesi­ni, giymesini ve bütün yaşayışını, Hz. Allah'ın son dini olan İslâm'a göre tanzim edecektir. Malını ve mülkünü israfla, içkiyle, kumarla, rüşvetle ve haram olan şeylerle tüketen kimse, Allah'u Azl-müşşan'a karşı nankörlük ediyor demektir. Böy­le bir kimse, Allah'ın' sevdiği kullardan olamaz. Zira, Allah'ın verdiği maddî ve manevî değerle­ri, servetleri, ölçü ve sınır tanımadan harcamak, israftır, israf edenleri ise, Hz. Allah sevmez.

Okuduğum ayet-i kerime de şöyle buyrulmaktadır:

“Ey Âdem oğulları, her mescit huzurunda (ve her namazınızda) süslü elbisenizi giyin. Ye-yin, için, israf etmeyin. Çünkü Allah, israf eden­leri sevmez.”[3]

Başka bir ayet-i kerimede ise, israf edenler, şeytanların kardeşleri olarak zikredilmiştir:

 وَآتِ ذَا الْقُرْبَى حَقَّهُ وَالْمِسْكِينَ وَابْنَ السَّبِيلِ وَلاَ تُبَذِّرْ تَبْذِيرًا  إِنَّ الْمُبَذِّرِينَ كَانُواْ إِخْوَانَ الشَّيَاطِينِ وَكَانَ الشَّيْطَانُ لِرَبِّهِ كَفُورًا

 Akrabaya, yoksula ve yolda kalmışa hakla­rını ver. Bununla beraber malını israf ile saçıp savurma. Çünkü israf yapanlar Şeytanların kar­deşleridir. Şeytan ise, Rabbine karşı çok nankör­dür.[4]

Şerefli Müminler,  

Görülüyor ki, Allah'u Azimüşşan, malı israf etmeyi yasaklamış ve israfla saçıp savuranları Şeytanlar safında zikretmiştir. Bu çok büyük bir tehlikedir. Abdullah İbni Mes'ud ve İbn-i Abbas (R.A.) Hazretlerinin rivayetlerine göre; İsrafla saçıp sa­vuranlardan maksat, malını: “Hak olmayan ye­re harcama yapanlardır.”

Bu sebeple, Müslüman malını israf edemez. İçki, kumar gibi yerlerde malını harcayamayacağı gibi, lüks, moda ve aşırı konforda da harcaya­maz.

Üzülerek ifade edelim ki, günümüz israf gü­nü haline gelmiştir. İlim ve tekniğin sağladığı maddi gelişmeler, moda ve israfla ziyan edil­mektedir. İsraf, dalgalar halinde bütün hayatı­mızı sarmıştır.

Enerjiden tutun, ekmeğe, ilâca, ormana, ömre ve vakte varıncaya kadar her şey israf edilmek­tedir.

İçki, kumar, kin ve düşmanlıkla vücutlar israf edilmekte, dedikodu ve zan gibi günahlarla vakitler israf edilmekte; edep ve hayâ yoksulu yayın organları ile genç beyinler israf edilmek­tedir. Dakikalarını ve saniyelerini bile boş geçir­meye hakkımız olmayan ömürlerimiz, cebimizde­ki bozuk paralar gibi israf edilmektedir.

İmana götürmeyen, ibadete getirmeyen, gü­zel ahlâka yaklaştırmayan ihlâssız ilim israftır. Allah'tan uzaklaştıran sevinç, heyecan ve zevk­ler israftır. Allah'ın haram kıldığı her şeyi alıp kullanmak israftır.

Memleketimizde çöp tenekelerine atılan ekmeğin yılda üç yüz bin ton olduğu tespit edilmiştir.

Bu tüyler ürpertici çılgınca israfın, Allah'ın gazabına dokunmayacağını kim söyleye­bilir?

Dolaplarda, sandıklarda biriktirilen kat* kat giyeceklerin israf olmadığını söylemek mümkün müdür?

Sırf gösteriş için, nişan ve düğün merasim­lerine harcanan servetin, lüks otellere ve salon­lara verilen paraların miktarı vicdanî ölçüleri çoktan aşmıştır. Avrupa'dan, Amerika'dan nişan ve düğün elbisesi, eşyası getirenlere, evlilik yıl dönümlerini ve doğum günlerini, Paris, Londra motellerinde kutlayanlara (!) kimse ses çıkar­mazken, Allah'ın emrini yerine getirmek için öm­ründe bir defa Hacca giden Müslümanlara dil uzatanlarda vicdan olabilir mi?

Oturmak için bir odaya, yakmak için bir ku­cak oduna yemek için bir dilim ekmeğe, bir kaşık sıcak çorbaya muhtaç olan, açlıktan ölen yüz-binlerce insanın bulunduğu bir dünyada kuş tüyü yataklarda yatan, sofralarında çeşit çeşit yemekler bulunduran, karnı doysa gözü doymayan insanlar, yaptıkları israfın dehşetini anlamak için Mahşeri mi bekliyorlar?

Şerefli Müminler,

Müslüman, israfla cimrilik arasında orta bir yol tutacaktır. İsraf etmeyeceğim derken cimri­lik çukuruna yuvarlanmayacaktır. Malı, yerinde sarf etmenin israf olmadığını bilecektir.

İsraf, fertleri ve cemiyetleri şımartır, bozar ve yıkar. Cimrilik ise, malı hapsettirmek suretiy­le kalpleri fesada uğratır. Bu sebeple, Müslüman israfçı olmadığı gibi cimri de olamaz.

Hz. Allah (C.C.) şerefli kitabımız Kuran-ı Kerim'de, müminlerin vasıflarını anlatırken şöy­le buyurmuşlardır:

وَالَّذِينَ إِذَا أَنفَقُوا لَمْ يُسْرِفُوا وَلَمْ يَقْتُرُوا وَكَانَ بَيْنَ ذَلِكَ قَوَامًا

“Onlar ki, harcadıkları zaman israf etmez­ler, sıkılık da yapmazlar ve harcamaları bu iki­si arası ortalama olur.[5]

Bir başka ayet-i kerimede de şöyle buyrulmaktadır:

وَلاَ تَجْعَلْ يَدَكَ مَغْلُولَةً إِلَى عُنُقِكَ وَلاَ تَبْسُطْهَا كُلَّ الْبَسْطِ فَتَقْعُدَ مَلُومًا مَّحْسُورًا

“Elini boynuna bağlı kılma (cimri olma) ve büsbütün de onu açıp israf etme ki; sonra kınan­mış olursun ve eli boş açıkta kalırsın.”[6]

Nebiler Nebisi (S.A.V.) ise, hadis-i şeriflerin­de şöyle buyururlar:

“İsraf etmeksizin, kibre kapılmaksızın ye, iç, giy ve (fakirlere) tasadduk et.”[7]

O halde, Müminler,

Ömrümüzü ve servetimizi haramlara bulaş­tırmayalım. Allah'ın ihsan ettiği nimetlerden yi­yelim, içelim, giyelim fakat israf etmeyelim. Fır­sat elimizde iken, ahiret için hazırlıklı olalım. Unutmayalım ki, istesek de istemesek de bir gün, Hz. Allah, dünya hayatımızın hesabını soracak­tır.

Saadet ve selâmet, Allah'ın dinini yaşayan­larındır.

İbrahim Halil ERDOĞAN
        Vaiz
Kaynak: Hutbelerle İslam

[1]El Araf: 31

[2]Ahmet, Muhtarül Ehadis: sh:111

[3]El Araf: 31

[4]El İsra:26-27

[5]Furan:67

[6]İsra: 29

[7]Ahmet, Muhtarul Ehadis:sh:111

 
   Tüm Makale

Oylamalar: 0, Puanlar: 0, Oylama: 0.00
#40 Hutbe ve Vaazlar
#110 tümünde
   Yazar Hakkında

İ.H.ER
Üye
Makaleler: 50
Oylamalar: 2, Puanlar: 8
Oylama: 4.00/5
   Yazarın en çok okunan makaleleri
»ZAFERLERİMİZ  
Kategori: Hutbe ve Vaazlar, Tarih 12-20-2008
   En son yorumlar
   İlgili Makaleler
»İslamda Kadın Hakları  
Tarih 12-06-2009 Gönderen Fikret Hoca
»Zaralı Alışkanlıklar ve Sigara  
Tarih 02-08-2010 Gönderen Fikret Hoca
»ÖLÇÜLÜ OLMAK  
Tarih 01-15-2009 Gönderen Admin
»İslam'da Gençlik  
Tarih 12-06-2009 Gönderen Fikret Hoca
»İslam'da Ziyaret Adabı  
Tarih 03-07-2009 Gönderen Fikret Hoca

   Üye Menü


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 04:24 AM .


Version 3.8.0
2010 http://www.diyanetforum.com